12 Nisan 2015 Pazar

Kombu Çayı

Kombuçay




'Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kısmı da hastadır.”
                                                                                                                 Hipokrat




---Kombuçay söylediğiniz gibi çok popüler,özellikle uzakdoğuda mesela japonlar her gün mutlaka Kombuçayını tüketmeyi tercih ederler.Öncelikte tabi fermantasyon sonucu meydana geldiği için Probiyotik bakteriler bakımından önemlidir.Probiyotik bakteriler bizim için son derece önemli.Probiyotik bakteriler barsağımızda bulunan yaralı bakterilerdir.Bunlar bizim ilaçlardan yararlanmamız besinlerden yaralanmamız her bişeyden yararlanmamız için çok önemli.Günlük sağlık için her yaş gurubuna önerilebilecek bir içecektir.Ancak mayalı olduğu için de koşullar önemli çünkü sağlıksız koşullarda hazırlandığında diğer zararlı istenmeyen mikroorganizmaların da gelişmesine fırsat yaratır....
Prof.Dr.Erdem Yeşilada-Dr.Ender Saraç

(Ender saraçla Sağlıklı Günler Programından
http://beyazgazete.com/video/webtv/televizyon-40/ender-sarac-kombu-cayi-ve-onemi-352016.html 6 Aralık 2012)



-.....Kombu Çayı kullanmaya başlayan bir insan ,vücudunda zehirli ( toksik ) madde fazlaysa vücut, balgamları, zehirli ve ölü hücreleri atarken için için bir rahatsızlık hisseder.Bu şeyler vücudu terkederken ve detoksifikasyon ( zehirden temizleme ) başlarken ,kişi barsaklarının yumuşadığını,nefesinin kötü koktuğunu ve midesinin hafiften bulandığını hissetmektedir.Herşeye rağmen hiçkimse şimdiye dek,'iyileşme Krizi 'belirtileri rapor etmemiştir.Bunun sebebi çayın kapsamındaki Glucutonic asitin,vücudu zehirlerden idrar yoluyla kolayca temizlendiğindendir.....

Andra Anastazia Malczewski - Kombu Çayı Kitabından alınmıştır.


......Kombuçay bir probiyotiktir.Probiyotikler,Gözle göremeyeceğimiz kadar küçük ama sindirim sistemimizde yaşayan ömrü uzatan hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini güçlendiren şifalı mikroorganizmalar. ...
Dr.Ender Saraç

(Ender Saraçla Sağlıklı Günler programı http://beyazgazete.com/video/webtv/televizyon-40/ender-sarac-kombu-cayi-ve-onemi-352016.html)



PROBİYOTİK NEDİR ,NEDEN ÖNEMLİDİR?
Probiyotikler, sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı mikroorganizmalar ve/veya bileşenleri tanımlamaktadır. Probiyotik gıda ise içerisindeyeterli miktarda canlı probiyotik mikroorganizma bulunduran ve raf ömrü sonuna kadar bu canlılığı muhafaza eden üründür.

En önemli probiyotikler, Lactobacillus ve Bifidobacterium türleridir. Bağırsakta bakteri dengesinin korunmasına yardımcı olan bu mikroorganizmalar, özellikle stres veya hastalık nedeniyle denge bozulduğunda ve antibiyotik kullanımından sonra bağırsaktaki bakteri yoğunluğu azaldığında önem taşımaktadır.

Günümüzde önemi giderek artan probiyotikler üzerinde pek çok araştırma yürütülmektedir. Bu çalışmalara göre probiyotiklerin sağlık üzerinde çeşitli olumlu etkileri söz konusudur. Probiyotikler; sindirim etkinliğinin ve gıdalarla alınan bazı vitamin ve minerallerin emiliminin artmasını sağlayabilmektedir. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olmakta ve böylece kabızlığın, iltihaplı bağırsak hastalıklarının, enfeksiyonların ve laktoz intolerasın önlenmesinde, karaciğerin ve böbreğin görev yükünün azaltılmasında ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olabilmektedir.

http://www.dfgd.org.tr/index.php/s-k-sorulan-sorular/antioksidan-nedir-21


......Günümüz tıbbı maalesef bağırsak bozuklukları ile hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiyi önemli ölçüde göz ardı etmektedir.Erişkin bir insan bağırsak florasında 100 trilyon (1,5 kg) probiyotik (dost bakteri) bulunur. Bu rakam insan hücre sayısının yaklaşık 10 katı kadardır. Sayıları 500’ün üzerinde olan bu bakteriler normal bağırsak florasını oluştururlar. Probiyotikler 300 m2 büyüklüğünde bir yüzey oluşturan bağırsak mukozasını koruyucu bir tabaka şeklinde döşer. Probiyotiklerin çok sayıda hayati fonksiyonları vardır.

Prof.Dr.Ahmet Aydın
http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715



KOMBUÇAY'IN FAYDALARI


* Kan dolaşımını hızlandırır.
* Metabolizmayı uyarır.
* Kalp atış ritmini düzenler.
*Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir.
* Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir.
* Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.

Yazının Devamı için MİLLİYET Gazetesi http://www.milliyet.com.tr/kombu-cayinin-inanilmaz-faydalari-pembenar-galeri-sagliklibeslenme-1995751/?PAGE=1



......Bağırsak florası bozulduğunda en çok üremesi artan patojenler kandidalardır. Popülasyonun çok önemli bir bölümünde kandidaların aşırı arttığı saptanmıştır.Bağırsak kandida oranının artması ve faydalı bakterilerin azalması beyin çalışma özelliklerini bozarak baş ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik, başta hissedilen ses, uyku bozuklukları, yorgunluk hali, unutkanlık, depresyon, mizaç değişiklikleri, görme sorunları; mide-bağırsak sistemini bozarak uyarılgan bağırsak sendromu, distansiyon, kabızlık vb.; kokulara karşı hassasiyet, geçmeyen prostat ve vajinal iltihaplar, tekrarlayan sistit ve böbrek enfeksiyonları, kronik sinüzit, geniz akıntısı, egzama, kas ve eklem ağrıları, astım benzeri yakınmalar ve de özellikle her türlü alerjik yakınmalara neden olabilir....

Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden
http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715


KOMBUÇAY CİLT ÜZERİNDE ETKİLİDİR

Kırışıklık karşıtı bakım kreminden çok daha fazlası, ideal cilt için üretilmiş ilk VICHY ürünü
Gözenekler - Cilt renk tonu - İlk kırışıklıklar
Kombucha yüzyıllardır tedavi edici ve renklendirici etkileriyle bilinmektedir. Vichy Laboratuvarları Kombucha'yı cilt kalitesini artıran ilk etken madde olarak tespit etmiştir. Siyah çayın fermantasyonunu içeren bir süreç sonucunda elde edilir ve doğal olarak AHA+ vitaminleri ve polifenolleri içerir. (cildin tüm katmanlarına etki eden bir kombinasyon)
vichy krem web sayfasından alıntıdır.

http://www.vichy.com.tr/anti-age/IDEALIA-IŞILTI-VEREN-BAKIM-KREMİ-IDEALIA/p6335.aspx


......Suzanne Lee, bir yeşil çay türü olan ‘ Kombu ‘ çayını, bir takım mikrop ve bakteri karışımıyla birlikte bir havuzda bekleterek mayalanmasını ( fermantasyon da diyebiliriz ) sağlıyor. Uygun sıcaklık koşullarında bir süre bekledikten sonra sudaki şekerle beslenen bakteriler saf selülozdan nano lifleri üretiyorlar ...Aslında bu malzemeye bakteriyel selüloz deniyor ve bu malzeme zaten tıpta yaraların iyileşmesinde kullanılıyor. Ayrıca yakın gelecekte bio uyumlu kan damarları ve hatta kemik dokusu için bile kullanılabilir hale gelecek.

İndigo Dergisi,Doğal ürünlerle yapılan yeni tasarımlar yazısı

http://indigodergisi.com/2013/01/tanri-rolune-soyunan-insanoglu/


......Bağırsaklardan beyine giden enformasyon, beyinden bağırsağa gidenden çok daha fazladır. Bu bağlamda önemi yeteri kadar anlaşılmamış olsa da bağırsaklardaki sorunların nöropsikiatrik hastaların oluşumunda rol oynamaları kaçınılmazdır. Gerçekten de son yıllarda yoğunlaşan araştırmalar bu hastalıkların nerdeyse tamamında bağırsak florası bozuk olduğunu (disbiyozis) göstermektedir

Bu nedenle sindirim sistemi nöropsikiatrik hastalarda beslenmeyi sağlayacağına çok önemli bir toksin kaynağı olmaktadır. Disbiyozis sırasında sayıları artan patojenik mikropların toksinleri bağırsak çeperini tahrip ederek (bağırsak geçirgenliğini artırarak) kana geçerler ve oradan da beyine giderler. Bağırsaktan beyine akan bu toksisite beyinin normal fonksiyonlarını yapmasını engeller....

Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden
http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715


..... Bu da genç kalmanın sırlarından biri Kombuçayı.Canlı şifalı yaşayan bir mantar.Ondan fermantasyonla elde edilen çok sağlıklı bir çay bu.Soğuk olarak içiliyor.Bizde her gün bir bardak içiyoruz.Barsak florasını düzenleyip vücuttan çok güzel toksin atıyor...

31 Mayıs 2013 Dr.Ender Saraçla sağlıklı Günler Programı
Konuk Prof.Dr. Turan Çetin
http://www.endersarac.com.tr/blog/2013/05/31/kisirlik-nedir/


......Yeşilçayla Yapılmış,Yeşilçay Kombuçay içinde mantarla yapılmış,B1 B2 B6 B12 bütün vitaminler ve mineral kompleksler içerisinde.Günde bir bardak bundan içtiğinizde bütün besin değerini almış oluyorsunuz.Bilhassa hamile hanımlar,vitamin minaral eksikliği olanlar,bunu kullanabilir.Bir anda iki saat içnde bedenindeki bütün toksinleri idrar yoluyla dışarı atmayı sağlıyor.İşte Çin de neden prostat yok? herkes yeşilçay içiyor,dünyada beş bin yıllık bir içecek Kombuçay.Bak şimdi bunu bir için,bir saat sonra tuvalette kötü kokuyla her şeyi atacaksınız...

Prof.Dr.Ahmet Maranki Sanatçı Yavuz Seçkine Kombuçayı anlatıyor...
https://www.youtube.com/watch?v=4nUuwe6Mhu4



......Ben Kanada da bütün hastalarıma tavsiye ediyorum.Her hastalığa faydası molabilir.Özellikle kronik hastalıklarda ,kilo vermek isteyen hastalarda etkili.Bizde yanlız bir çeşidi var,burada Murat bey her çeşidini yapmış,siz şanslısınız burada ....

Kanadadan Dr.Çiler Ataner İç hastalıklar Uzmanı...Diyet ve Doğal Ürünler Fuarı 2013 https://www.youtube.com/watch?v=p9Mj0xHEgAA


......Kombuçayı Kronik hastalıklarda,romatizmada,özellikle kansere karşı korunmak için ve bazı kanser türlerinin erken evrelerinde ,Bağışıklık sistemini güçlendirmek için,asit alkali dengesini sağlamak için ve yorgunlupa karşı enerji almak için gerçekten faydalı...
Dr.Ender Saraç
Diyet ve Doğal Ürünler Fuarı (25-28 Nisan 2013)ürünlerin tanıtımı TV çekimi
https://www.youtube.com/watch?v=p9Mj0xHEgAA


......Hastalanmamak mümkün.Nasıl mümkün? Bağışıklık sistemini tabiattan gelen ilaç besinlerle ve probiyotiklerle her daim güçlü tutmakla mümkün. Bağışıklık sistemi zayıflandığında ise doğal takviyelerle desteklemek gerekiyor....

Dr. Ümit Aktaş
http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/02/11/bir-tavsiye/ilacsiz-yasam/


......Yakın zamanlara kadar vücudun işe yaramayan artıklarını boşaltmaya yarayan bir “kanalizasyon sistemi” sandığımız mikrobiyotanın, kalp krizi ve felçlerden kansere, astım ve alerjilerden depresyon ve bunamaya kadar sayısız hastalığın ortaya çıkmasında rolü olduğu ortaya çıkıyor....
Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/08/17/yazilar/tip-yazilari/bagirsak-mikrobiyotasi/bizi-biz-yapan-kendi-hucrelerimiz-degil-bagirsak-bakterilerimizdir/


......Bu nedir biliyor musunuz.Kombuçayı.Kombu canlı bir mantar türü.Bu bir probiyotik aynı zamanda.Barsaklarda daha uzun yaşamak,kansere karşı korumak için çok faydalı.Kombuçayı aynı zamanda normal çay içerisinde bunun kültürü konuyor.Birkaç gün içinde ürüyor.Şimdi bu hazır olarak yapıldı sanayide direk olarak içebiliyorsunuz.Çok şifalı bir çay,uzun ve sağlıklı yaşamın destekçilerinden biri....

Dr.Ender Saraç-Oyuncu Bennu Yıldırımlara Kombuçay anlatırken 16 Mayıs 2013
https://www.youtube.com/watch?v=OtnjlbgLoEw


......Yoğurt, ayran, kefir, boza, turşu başta olmak üzere tüm “fermente gıdalar” soframızın başköşesinde yer almalıdır....

Ahmet Rasim Küçükusta

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/08/17/yazilar/tip-yazilari/bagirsak-mikrobiyotasi/bizi-biz-yapan-kendi-hucrelerimiz-degil-bagirsak-bakterilerimizdir/


......Kamboçya çayı B grubu vitaminlerince zengin olup,vitamin C,lipitler,aminoasitler,biyojenik aminler,ve pürinlerin yanı sıra heparin,L-Laktik asit,asetik asit,tartarik asit,süksinil asit,malik asit,pürivik asit ve tannik asidin bulunduğu  belirtilmiştir.....

(Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümü Kamboçya Çayından izole mayaların Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi araştırması )
http://www.gidadernegi.org/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF95DED00FF48EB145


......Uzun süredir probiyotiklerden fakir gıdalarla beslenen ve bağırsak florası normal olmayan kişilere probiyotiklerden zengin gıdalar verilirken dikkatli olmak gerekir.

Bağırsak florası normal olmayan kişilerin bağırsağında çok sayıda patojen mikroplar vardır. Birden bire yoğun probiyotik alınırsa, probiyotikler hastalık yapan mikropları öldürür. Bu mikroplardan çıkan çok sayıda toksinler kana geçerek hastanın rahatsızlıklarını artırır. Hastalarda geçici bir süre hiperaktivite, davranış bozuklukları, uyku sorunları, hırçınlık ve saldırganlığı arttırabilir. Ancak bu geçici bir durumdur ve bu ekstradan oluşan toksinlerin vücuttan atılımını takiben ortadan kalkar. Buna İngilizcede ‘die-off reaction’ denir. Aslında bu bir ‘iyileşme krizi’dir. Bu durumu önlemek için probiyotiklere ya da probiyotik gıdalara küçük miktarlarda başlanarak daha sonra yavaş yavaş artırılır....

Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden

http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715


......Zararlı bakteri ve mantarların çıkardığı toksinler mental fonksiyon ve davranışlarda bozukluklara yol açarlar. Bağırsak floraları düzeltilen çocuklar çok önemli psikososyal gelişimler olmaktadır....
Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden

http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715



Bağırsak Florası Bozukluğuna Bağlı Hastalıklar

-Kabızlık
-Kronik ishal
-Uyarılgan bağırsak sendromu
-Ülseratif kolit
-Aşırı gaz
-Gastrit
-Glüten enteropatisi ya da entoleransı
-Kronik yorgunluk
-Tekrarlayan enfeksiyonlar
-Romatizmal hastalıklar
-Alerjik hastalıklar
-Mültipl skleroz
-Baş ağrısı
-Öğrenme bozuklukları
-Konuşma bozuklukları
-Kişilik bozuklukları
-Otizm
-Dikkat eksikliği
-Şizofreni
-Depresyon
-Obsesif-kompulsif bozukluk
-Bipolar bozukluk
-Tip I Diyabet
-Otoimmün hastalıklar

Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden

http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715


Bağırsak Flora Bozukluklarında Gözlenen Sindirim Sistemine Ait Belirtiler:

-Karın ağrısı, şiddetli gaz sancıları, geceleri uyanma
-Ağrı hissinin azalması (sindirilmemiş kazein ve glütenin morfin etkisi)
-Kabızlık, bazen ishal
-Sindirilmemiş yiyecek parçaları, yağlı dışkılama
-Gaz çıkarma / geğirme, pis koku
-Ağız kokusu, ağızda pamukçuk
-Keçi pisliği gibi ya da kum kum dışkılama

Prof.Dr.Ahmet Aydın
1 Mart 2014 tarihinde ‘Yetişkin ve Çocuklarda Probiyotikler’ Dergisinden
http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1715




FERMANTE İÇECEK NE DEMEK?

Fermante içecek,fermantasyon işlemi sonucunda elde edilen içeceklere verilen isimdir.Fermantasyon ise,bir mayalanma işlemidir.Uygarlıklar başladığından beri bilinen kullanılan fermantasyon yönteminin en bilinen ürünleri günlük yaşantımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan yoğurt,kefir,turşu,tarhana,v.b. sayılabilir.Fermantasyon işlemi sırasında yüksek miktarda Laktik asit ve glukronik asit oluşur.Bu iki asit vücudumuzun en önemli yapı taşlarıdır.Bunun yanında ortaya çıkan vitaminler,b vitaminlerinin tamamı ,c vitamini,antibiyotik,antivüritik,antibakteriyeller,enzimler,aminoasitler de sağlıklı bir yaşam sürebilmemiz için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu,eksik ya da yetersiz oldukları durumlarda tüm metobolizmamızın bozulup alt üst olacağı sorunlara sebep olan maddelerdir.


KOMBUÇAY NASIL İÇİLİR?

Kombuçay'ı ilk hafta sabahları aç karına bir bardak (250 ml) içerek kullanmaya başlamanız gerekiyor. Vücudun ilk defa kullanılan bir maddeye nasıl reaksiyon vereceğini gözlemlemek ve yavaş yavaş buna alıştırmak için bir hafta boyunca sabahları aç karına bir bardak içmenizi öneriyoruz. Kahvaltıdan yarım saat önce içilen Kombuçay ile güne daha zinde, daha enerjik ve sağlıklı başlayacaksınız.

İkinci haftadan itibaren sabah ve öğlen yemeklerinden yarım saat önce 1 su bardağı (250 ml) içmenizi tavsiye ediyoruz. ( sabah + öğlen)

Üçüncü haftadan itibaren sabah öğlen ve akşam yemeklerinden yarım saat önce 1 su bardağı( 250 ml)aç karına içmeniz gerekmektedir. (sabah+öğlen+akşam)

Üçüncü haftadan sonra da Kombuçay günde 3 defa ( sabah + öğlen + akşam ) ve aç karına içmeye devam edilmelidir.

Lütfen İçme şekliyle ilgili kendi kafanıza göre dozaj değişimi yapmayınız.Bu Kombuçay'ın etkisini ve tedavi sürecini olumsuz etkiler.

Kombuçay bizim tavsiyelerimiz doğrultusunda düzenli ve en az üç ile altı ay süre ile kullanılmalıdır. Bu sürenin vücudunuzun kendisini yenileyebilmesi için gereken minimum süre olduğunu unutmayınız.

Tadına alışıncaya kadar, bir miktar taze sıkılmış meyve suyu ile karıştırarak içmenizde bir sakınca yoktur. Bunun yanında Kombuçay'ın tüketilmesinde belirli bir yaş sınırı da yoktur. Her yaş gurubu içebilir.

Gün içerisinde ihtiyaç duyduğunuz her an tüketebileceğiniz bir içecek olan Kombuçay, öğleden sonralarınız için güzel bir aperatif, spor ve egzersiz sonrası için de iyi bir enerji kaynağıdır. Şişeleri, buzdolabında soğuttuktan sonra açmanız, açılan şişeleri yine buzdolabında muhafaza etmeniz gerekmektedir. Kapalı şişeleri evin ışık almayan serin bir yerinde bekletmenizi tavsiye ederiz

KOMBUÇAY'IN FAYDALARI

**Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili yasa ve reklam yönetmelik kurallarına uyularak ENDİKASYON ve HASTALIK ADI belirterek besin destek ürünleriyle ilgili tanıtım yapılamamaktadır.

*Ürünlerimiz İLAÇ DEĞİLDİR.Doğal besin destek ürünüdür.

*Kullanım alanlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi almak için lütfen 444 30 46 numaralı telefonumuzu arayabilirsiniz.


KOMBUÇAY IN ZARARLARI
2200 Yıllık geçmişi boyunca kayıtlara geçmiş hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.Her yaş gurubundan bebek,çocuk,genç yaşlı herkes güvenle kullanabilir.Hamileler ve emziren annelerin de kullanmasında bir sakınca yoktur.

KOMBUÇAY'I KİM BULMUŞ?

Kombuçay,2200 yıllık geçmişe sahip dünyada bilinen en eski içeceklerden biridir.İlk kullanımı Çin İmparatorunun Tsin Hanedanı olduğu M.Ö 221 yıllarına denk gelmektedir.
'Ölümsüzlük İlacı',Divine Tsche,gibi değişik isimlerle tanınan bu toniğin KOMBUÇAY adını bir doktordan aldığı bilinmektedir.M.S 414 yılında Koreli doktor Dr.Kombu,Japon imparatoru Inkyo nun tedavisi için bu toniği Japonya'ya getirmiş,tedavi olumlu sonuç verince de
Dr.Kombu'nun çayı diye anılmaya başlanmıştır.
Savaşlar,göçler,ülkeler arası ticaret,gezginler,v.b. birçok etken bu içeceğin kısa sürede dünyanın farklı bölgelerinde değişik isimlerle tanınıp kullanılmaya başlamasını sağlamıştır.
Kombuçay İkinci Dünya Savaşı sonrasında bilim adamlarının dikkatini çekmeyi başarmıştır.Bir grup bilim adamı kanser araştırması yapmak için Rusya'nın farklı bölgelerinde çalışmalar yaparken bazı bölgelerde hiç kanser vakasının olmadığını,bu bölgede yaşayan insanların çok genç göründüklerini,sağlıklı olduklarını ve yaş ortalamalarının da 100 yaş üzerinde olduğunu farketmişler.Bu bölge insanlarının yeme içme alışkanlıklarını incelerken de her evde 'Tea Kvass'denilen fermante bir çay içildiğini ,sağlıklı,genç,enerjik görünmelerine bu içeceğin neden olduğunu tespit etmişler.Yapılan bilimsel araştırmalar sonunda bu çayın gerçekten de doğanın bir mucizesi olduğunu ,zararlı tüm maddelerden vücudun arındırılması için eşsiz bir içecek olduğunun ispatlamışlardır.


DÜNYADA KOMBUÇAY

Dünyanın farklı yerlerinde tanınan ve kullanılan Kombuçay'ın değişik isimlerinden bazıları:
-Kombucha İksîri
-Combuchu
-Fungus Japonicus
-Fungo Japon Kombucha
-Cembuya Ortientalis
-Tschambucco
-Manchurya Mantar Çayı
-Kwassan, Teekwass
-Kargasok Çayı
-Ölümsüzlük İlâcı
-The Divina Tsche
-Pichia Fermentas
-Volga Kaynağı
-Birnuma Ssene (harika-mantar)
-Zo-Gu, Hongo Chino
-Mandre de Vinagre
-Champignon de Longue Vie (uzun yaşam için mantar)

Andra Anastazia Malczewski Kombu Çayı Kitabından alınmıştır.


KOMBUÇAY İLE İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR -YAZILMIŞ KİTAPLAR - KULLANAN ÜNLÜLER...

Gazi Üniversitesi Araştırması

Gıda Teknolojisi Derneği'nin Gıda Cilt:28 Sayı:1 Kamboçya Çayından İzole Edilen Mayaların Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi


Foto Galeri
Gıda Teknolojileri Dergisi

Kamboçya Çayından İzole Edilen Mayaların Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi

Sibel Şafak, Z. Nur Yüksekdağ, Belma Aslım, Yavuz Beyatlı

ÖZET: Bu araştırmada, Kombucha çayından 15 adet maya izole edilmiştir. İdentifikasyon sonuçlan bunların Saccharomyces cerevisiae (8), Candida krusei (2), Kloeckera apiculata (2) ve Kluyveromyces africanus (1) olduğunu göstermiştir.
Mayaların genel inhibisyon etkileri bazı kontaminant ve patojen bakteriler (Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeroginosa ve Yersinia enterocolitica) üzerinde ağar diffüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, mayaların S. aureus üzerinde değişik oranlarda inhibisyon etkilerinin olduğunu göstermiştir. Mayaların diğer test bakteriler üzerinde antimikrobiyal etki göstermedikleri tespit edilmiştir

http://www.gidadernegi.org/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF95DED00FF48EB145

Arşiv Gıda Cilt 21 - 30 Cilt 28 Sayı 1 Kamboçya Çayından İzole Edilen Mayaların

Gıda Cilt 21 - 30
İncelenmesi Cilt 28
Sayı 1
Kamboçya Çayından İzole Edilen Mayaların Antimikrobiyal Aktivitelerinin

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
GAIA ENSTİTÜSÜ KOMBUCHA ARAŞTIRMASI

http://www.gaiaresearch.co.za/kombuchaglucuronicacid.html

GAIA ENSTİTÜSÜ KOMBUCHA ARAŞTIRMASI

Kombucha basit bir mantar olmamakla beraber , içinde mikrorganizmalar barındıran mat renkli denizanası kıvamında ,likene yakın , yararlı ve toksik olmayan mayalar ile bakterilerin bir simbiyozudur. 2000 yıldır uzak doğuda ve günümüz yüzyılında Doğu Avrupa'da tadıyla ve yenileyici tonik içeceği olarak beğenilen ve çok popüler olan bir içecektir. 2.Dünya savaşı sırasındaki ekonomik buhran zamanında göreceli olarak insanlar tarafından unutulmuş ve o zamanki şartlar nedeniyle unutturulmuştur. Ancak kombucha'nın, olağanüstü bir şekilde sağlıklı tonik içeceği olarak uluslararası popülaritesi tekrar canlanmıştır.Kombucha, split yada fizyon mayalarından oluşmaktadır. Genellikle maya sporları içermez ve bundan dolayı muzdarip olmaz. Gelişmiş kolon ekolojisinden dolayı, candidiasisin (candida mantarının sebep olduğu enfeksiyon) daha kötüleşmesine karşı savaşmaktadır. Özellikle yaşlı insanlarda büyük ölçüde, kombucha içeceğinin onları gençleştirdiği , beyaz saçlarının geri renklendiği, hem de derilerini gerdirdiğini sağlık ve canlılık konusunda iyi hissetikleri rapor edilmiştir.
Kombuchanın kullanımının büyük ölçüdeki yaygınlığı geçtiğimiz yüzyılda çok iyi bir şekilde belgelenmiştir. Kombuchanın sıvı kısmı(Tea kvass) ve katı kısmı (zooglea)(Medusomyces gisevii Lindau-Botanik ismi) yoğun şekilde araştırılmış ve sonuç olarak defalarca belirgin şekilde antibiyotik etki göstermiş ve terapatik amaçlı olarak insanlar için ilaç tedavisinde kullanılmıştır.Toplum sağlığına aykırı medikal bilinçsizlik yada amaçlarda; Kombucha'nın yararlı özellikleri bilimle dolu bir yüzyıl için daha çok tercih edilmektedir. İlk olarak 20.Yüzyılın ortalarında çoğunluğu Alman medikal araştırmacı; Kombucha'nın ilk olarak bağırsakları düzeltici ve genel vücut fonksiyonları üzerindeki önemli etkilerini belgeledi. Fakat bununla birlikte artan bir biçimde var olan; sindirim sistemi rahatsızlıkları, kabızlık, hemoroid,böbrek taşı,safra kesesi problemleri,şeker hastalığı,damar sertliği,kollestrol,yüksek tansiyon,faranjit,gut hastalığı(aşırı kırmızı et tüketimi), egzema,kireçlenme,romatizma,damar tıkanıklığı,sinir hastalıkları,endişe etme,baş ağrısı,baş dönmesi,yorgunluk ve bitkinlik vb. hastalıkları iyileştirdiği görülmüştür.
1900lerin ortalarına yaklaşırken, kombucha artık ilaç kodeksinde resmiyetini kazanmıştır. Braunschweig teki Kimya Akedemisinde , kombuchanın bütün salgı sistemini güçlendirdiği, gut hastalığı için yüksek derecede tavsiye edildiği, romatizma, çıbanlardan dolayı meydana gelen durumlar,damar sertlikleri yüksek kan basıncı ve yaşlanma problemleri, metabolizmayı düzenlediği ve dengeye getirdiği ,istenmeyen yağ depolanmasının yok edilmesi ya da korunması,ürik asit depolanmasından kaynaklanan zararlar ve kolestrolün daha çözülebilir forma dönüştürülmesi ve böbrekler ve bağırsaklar yoluyla daha rahat atılması kayıtlara geçirilmiştir. (Irion H, Lehrgang fur Drogistenfachschule, Rudolf Muller Publ., Vol 2, 1944)

Alman medikal araştırmacılar artan bir şekilde sentetik farmakolojiye yönelirken , Sovyet araştırmacıları da kombucha'nın C Vitamini yanında bir çok değerli sağlık maddelerini ürettiğini keşfetmişlerdi.Rus bilim adamları ayrıca bakteriyostatik asitlerin de antibiyotik etki yaptığını(Sakarjan G,Trudy Erevanskogo Zooveterinarnogo Instituta 10,1949),pneumococcae bakterisine karşı öldürücü etki yaptığını, konjoktiv iltihabına ,bademcik iltihabına ve enterekolite,(Sakaran G,Tezi,11.1949) ,kanlı basura ve kolibasiline (Tinditnik V,Terapeveticeskii Arhiv 23(1),1950) karşı iyi geldiğini gözlemleyip gösterdiler.
Rus araştırmacılar,kombucha'nın; yaralara, (Markarjan G, Dissertation) TEZI, 1953), bulaşıcı yaralara(Matinjan A,Tezi,16,1953), çeşitli bağırsaklarla ilgili hastalıklara(Nurazjan A,Diss, Tezi, 1954), bağırsaktan kaynaklanan tifusa (Porickij E, Trudy XI Nausn Konf Slusat, Voenno Morskoi Med Akad, 1954), bebeklerle ilgili ağız iltihaplarına(Rusina N, Studenskaja Naucnaja Konferencija, Posvjascennaja, Jubileju Instituta Har'kovsij, 1955)Zehirli hazımsızlığa(Adzjan T, Tezisy Dokladov na P-oj Respublicanskoj Konferencii Detskih Vracej Armenii Min Zdrav Arm, 1957),Pediyatrik dizanteriye(Mihajlova A, Iz detskoj kliniceskoj boltnicy No l, Omska, 1957),paratifo be bruselloza (Sakaran G, Trudy Erevanskogo Zooveterinarnogo Instituta 21, 1957),Yüksek kolestrol ve kan basıncına(Joirisi N, Saxelmcip'o Gamoc'emloba, Staatsverlag, Georgien, 1957), bebeklerle ilgili zehirli dizanteri ve bulaşıcı hastalıklara (Danielova L, Gitoutyan Glaxavor Varcoutyan Hratarakcoutyon, 1959) iyi geldiğini araştırıp ortaya koymaya devam ettiler.Ayrıca Tavukların yemlerine katkı maddesi olarak katılmasını,büyümeyi %15 oranında artırdığını buldular. (Sakaran G, Investija Akad Nauk Armjanskoi SSSR, 12(15), 1959).
1960 lardaki kombucha araştırması soğuk savaşla birlikte sekteye uğradı. Ruslar diğer araştırmaların detaylarına el koydular. Hala bilinen geriye birçok sınıflandırılmış belge ve ondan sonra sadece kullanılabilen olanları Alman literatüründe görülmektedir.Profesör Barbancik ''Mantar Çayı ve Onun Terapatik Özellikleri'' adlı ilk kitabını bu konuya tamamen sadık kalarak yayınlamıştır. Sonraki kapsamda önceye dayalı bilgiler Rus hastanesindeki düzenlemelerden alındı. Özellikle bademcik iltihabındaki faydası, ince ve kalın bağırsak iltihabı (enterokolit) ,içsel iltihap rahatsızlıkları,yetersiz asit üretimi yüzünden mide mukozasının iltihaplanması, bağırsaklara ait iltihaplanmalar , dizanteri, damar sertleşmesi ,yüksek tansiyon ve doku sertleşmesi. Daha sonra Prof Barbancik Bademcik iltihabı,lacunar, folliküler ve akıntılı anjin,burun boşluğu iltihapları temizlemesi,gargarayı takip enden bağırsak mukozasınında hızlı bir iyileşmenin olduğunu kayıtlara geçti. Barbancik, yarı asidik gastiritin ve kronik enterokolit(ince ve kalın bağırsak iltihabı) in ve dizanteri hastalarının tedavisindeki sürpriz derecede ki iyi sonuçlarından bahsetmiştir. Damar sertliği ve hipertoni (Tüm vücut kaslarındaki aşırı gerginlik artışı) ayrıca geliştirildi ve kan kolesterol seviyesi azaltıldı. (Barbancik G,''Cajniyi Grib I ego Lebbnye Svojstva',Omske Oblastnoe Kniznoe Izdatel'Stvo ,1960)
Nihai kombucha literatürü Almancadan olanlardan derlenmiştir. (Stadelman E, Zentralbl Bakteriol Parasitenkde, Infektionskrankh und Hygiene, 1 (180), 1961). Yakın geçmişte Dr. R. Sklenar'ın Çay mantarı ile gutun iyileştirilmesi, römatik kodüsyonlar, damar sertleşmesi, mafsal iltihabı, kireçlenme, kabızlık, iktidarsızlık, obezite , çıbanların yol açtığı durumlar ,böbrek taşları ve kolesterol ve kanserlerin başarılı tedavisi rapor edilmiştir.

Sonuç olarak; Kombucha detoksifike yönü , mikroorganizmaların yanında kolesterolü de yok etmesiyle takdir edilen olağan üstü bir doğal tedavi yöntemidir. (Sklenar R, M.D., Erfahrungssheilkunde, Zeitscrift fur die tagliche Praxis, XIII, 3, 1964). Kombucha'nın tedavi edici özellikleri ve yararları son zamanlarda tekrar tezlere başlık olamaya başladı.(schmidt I, ''der Teepilz-morphologische,physiologische und therapeutische untersuchungen '', Dissertation, 1979).

Alman halkı özellikle sağlık yönünden kombucha'ya olan ilgilerini devam ettirdiler. Beş yıllık kadar bir zaman diliminde Kombucha hakkında populer yayınlar bu anlatılanlara referans olarak gösterilebilir. Refs 1986-1989: (Fasching R, "Krebsheilen mit dem Teepilz Kombucha", Diagnosen, 8, 1986); (Korner H, "Die Heilkraft des Pilzes Kombucha", Raum & Zeit, 20, 1986); (Korner H, "Kombucha - wertwolles Geschenk der Natur", Naturheilpraxis, 39, 1986); (Carstens V, "Hilfe aus der Natur - mein Mittel gegen Krebs", Quick 43, 1987); (Funke R, "Der Teepilz Kombucha", Natur& Heilen, 64, 1987); (Koerner H, "Der Teepilz Kombucha", Der Naturatz, 108, 1987); (Fasching R, "Pilz gegen Pilz", Diagnosen, 8, 1988); (Horstkorte C, "Zaubertrank aus China-Pilz hilft auch bei Sex Problemen", Bild der frau, 2, 1988); (Kaminski A, "Aertze: Pilz heilt Frauenleiden, Bild der frau, 2, 1988); (Abele J, "Teepilz Kombucha bei Diabetes?", Ner Naturarzt, 110(12), 1988); (Brucker M, "Antwort auf Leseranfrage 'Wundermittel Kombucha'", Natur i Heilen, 65, 1988); (Frank R, "Zuckerproblem beim Kombucha-Tee", Natur & Heilen, 65, 1988); (Frank G, Heilkrafte der Natur aus einen Pilz - Der Teepilz Kombucha, Birkenfeld, 1988); (Goetz G, "Kombucha - der Wunderpilz, der Millionen Gesuntheid schenkt", Das Neue, 3(14), 1988); (Mann U, "Verbluffend - ein Pilz kuriert den Darm", Bild und Funk, 35, 1988); (Koerner H, "Kombucha - Zubereitung wurde von Sportmedizern getestet", Natura-med, 10, 1989); (Zimmermann W, "Wogegen hilft der Kombucha-Pilz?", Expertenanfrage, Fortchritte der Medizin, 107, 1989).

Kombucha'nın fermentasyonu çeşitli asidik metabolik ürünler içermektedir. Asetik, sitrik, malik, tartarik, süksinik, purivik, bütirik, glukuronik, hüyaluronik, laktik, üsik ve chondroitin sülfat asidi içermektedir. Bunların yanı sıra glükosaminler ,heparin, beta-glukanlar (sadece hücre duvarı),B vitaminleri, bir düzineden fazla maya çeşitleri ve diğer aktif antibiyotik maddeler de içermektedir. (Danielova L, Trudy Erevanskogo zooveterinarnogo Instituta, 17: 201216, 1954); (Konovalov L, Semenova M, Bot. Žurnal (Moskva), 40(4), 1955); (List P, Hufschmidt W, Pharm. Zentralhalle, 98(11), 1959); (Petrovic S, Loncar E, Mikrobiologija, 33(2), 1996); (Reiss J, Dtsch. Lebensm.Rundsch., 83: 286290, 1987); (Hauser S, Schweiz Rundsch Med Prax, 79(9), 1990); (Mayser P, Mycoses, 38(7-8), 1995); (*Blanc P, Biotechnol Lett, 18(2), 1996); (Sreeramula G, et al, J Agric Food Chem, 48(6), 2000); (*Loncar E et al, Nahrung 44(2), 2000); (Safac S et al, Turk Electron J Biotech, Spec Issue, pp 11-17, 2002); (*Malba?a R et al, Roum Biotechnol Lett, 7(1), 2002); (*Cvetkovic D, Markov S, Acta Periodica Tech, 33: 117, 2002); (*Franco V et al, Tatlana - Intl J Pure App Analyt Chem, 68(3), 2006); (*Mrdanovic J et al, Arch Oncol, 15(3-4), 2007); (*Jayabalan R et al, Food Chem, 102(1), 2007); (*Oliveira A et al, Food Chem, 111(2), 2008); (Karyantina M, Mercuria, 12 November, 2008); (*Murugesan G et al, J Microbiol Biotechnol 19(0nline 30 Jan 09), 2009).

Asetik asit , toksinlerle birlikte konjugasyonu oldukça yeteneklidir. Toksinleri vücuttan atılması için, daha çözünebilir yapmaktadır.(Dutton G, Glucuronidation of Drugs and Other Compounds, CRC Press,1980). Benzer olarak glukuronik asitte petrol türevleri ürünleri detoksifike eden etkenlerden sadece bir tanesidir. Fizyolojik olarak, karaciğerde, glukuronik asit toksinleri bağlar, çevresel ve metabolik yol ile onları ekskretuar sisteme getirir.(Blance P, ''characterisation Of The Tea Fungus Metabolites'', Biotechnology Letters , 18(3), 1995).

Yakın zamanlarda ki epidermiolojik çalışmalar,yemeklerin içindeki zengin fitokimyasalların yüksek alımı,koroner kalp rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıkların dejenere olmasına karşı korumaktadır. Fitokimyasallardaki potansiyel toksinler de memelilerin yaralarında glukuronik asit ile yaptığı konjugasyon ile detoksifike etki göstermiştir.(Andlauer W, etal,JPEN J Parenter Enteral Nutr 24(5), 2000) Glukuronik asit de kısmen bilimsel olarak , kombucha'nın kansere karşı olan yoğun başarısıyla açıklanabilir.(Kohler V, ''Glukuronsaure macht Kebspatiente Mut'', Arzlichte Praxis , 24/33, 1981),(Kohler V & Kohler J , in Sofortheilung des Waldes , Vol 1( Editor ,Kaegelmann),Windeke-Rosbach , 1985).

Dr.R Sklenar Kombucha'nın büyük rol oynadığı ,bağırsak florasını dengeleme ve sağlığa yeniden kazandırılması ve kanserinbaşlangıç safhalarındaki yok edilmesini içeren biyolojik kanser tedavisini geliştirmiştir. Sklenar şunları rapor etmiştir: Kombucha olağanüstü bir şekildeorganizmada detoksifikasyon etkisi yapmaktadır.Ek olarak bütün salgı sistemini güçlendirir ve metabolizmayı geliştirir. Kanser hastaları için,bu detoksifikasyon işlemi, glukuronik asitin mideye inmesiyle başlamaktadır. Bir çok medikal uzmana göre, vücuttaki bütün toksik maddeler ile tümörlerin potansiyel başlangıcı ve diğer zarar verici büyümelerle direk bağlantısı vardır.(Fasching R, M.D., Krebsdiagnose aus dem Blut und die Behandlung von Krebs und Prakanzerosen mit der Kombucha und Kolipraparaten, 1983). Başlıca kanser araştırmaları kompleks ve pahallıdır. On yıla yakın bir süre kadar Kohler , Sklanar'ın çalışmalarını takip etmiştir. Hauser adındaki biri, Sklenar'ın Kombucha'nın Propilaktik ve tedavi edici etken olduğu; romatizma , bağırsak düzensizlikleri, yaşlanma ve kanser gibi sayısız hastalıkları yok etmek amaçlı , uzun soluklu ve ilk elden kendisinin yaptığı kinlik çalışmalarını not etmiştir.Dr.Sklenar'ın kombucha'yı biyolojik kanser terapisinde kullanması eleştirilmiştir. Sağlam tıbbi verilere dayanmadan, çalışmalar yaptığını iddia etmiştir. Onların çalışmalarında kombucha'nın kanser tedavisinde kanıtlarının olmadığını söylemektedir.(Hauser S, Schweiz Rundsch Med Prax, 79(9), 1990). Hauser haklıydı, Fakat Sklenar hakkında doğruyu söylemek gerekirse, daha sonra, Kombucha ile kanser ilacı yapımı için gerekli olan pahalı kanıtlar bir araya getirilmeye çalışılmadı.

Çok ilginçtir, 10 yıl kadar sonra , tescilli ilaç olan Glukuronid türevleri geliştirildi ve Ohio Devlet Üniversitesi araştırmacıları,Mükemmel bir şekilde onların uzun dönemli ve güvenli ve kimyasal koruma gücü ile memeli tümörlerin gelişmesine ve büyümesine karşı geldiğini rapor etmişlerdir. Özellikle , tümörün gizli kalması çok uzundu.Tekrar ortaya çıkma oranı azaltıldı ve Tümör çeşitliliği de önemli bir oranda azaltıldı. Bu çalışmadan kansere karşı Glukuronid'in açık ve net etkisinin sonuçlarını çıkarıyoruz.(Abou-Issa H, et al, Anticancer Res, 19(2A), 1999). Kombucha'daki diğer bir ürünüde glukuronik asitin ürettiği glükosaminlerdir. Vücutta , glükosaminler ve kıkırdak ile birleşmiş kondriotin sülfat ,kalojen ve akışkandır,eklemleri kayganlaştırırlar.Bu iki etken madde, osteoartritin (kemik iltihabı) tedavisinde önemli yararlar göstermektedir.(Deal C, Moskowitz R, Rheum Dis Clin North Am, 25(2), 1999); (McAlindon T, JAMA 283(11), 2000). Eklem iltihabı ve osteoartritte ,Hyalüronik asit ve onun diğer iki bileşeni olan , D-glukuronik asit ve Nasetil-D-glukosamin,eklemsel yaraların , oksidatif zararlardan korunmasında rol oynamaktadır.(Sato H, et al, Arthritis Rheum, 31(1), 1988).Sinoviyal sıvıdaki ,hyalüronik asitin miktarı ve konsantrasyonu osteoartriti azaltmıştır.

Hyalüronik asitin fonksiyonları,fiziksel olarak kıkırdak yapının korunmasına ve mafsal iltihabıyla ilgili acıların dinmesine yardım eder.McCarty M, et al, Med Hypotheses 54(5), 2000), Nsaıd'ınkiyle rahatlaması glukoneojeneze olan avantajı karşılaştırılabilir. Hochberg M, Semin Arthritis Rheum, 30(2 Suppl 1) 2000).

Hyalüronik asit Butirik asitte kombucha'nın içinde bulunmaktadır. İnsanın hücre çeperini korur ve glukuronik asit ile kombine olur, bağırsak duvarlarını güçlendirir ve tekrar parazitlenmesine karşı korur.(maya enfeksiyonları içeren candida gibi)(Mann U, "Verbluffend - ein Pilz Kuriert den Darm", Bild und Funk, 35, 1988).Usnik asitin varlığından dolayı, antibakteriyel özelliklerde dikkate alınmıştır. (Steiger K & Steinegger E, "On The Tea Fungus", Pharmaceutica Acta Helvetiae. 32 (4), 1957); (Stadelman E, "Der Teepilz Und Seine Antibiotische Wirkung", Zentralbl Bakt Parasit Inf Hyg, 180 (5), 1961); (Hauser S, "Dr. Sklenar's Kombucha Mushroom Infusion - A Biological Cancer Therapy", Schweiz Rundsch Med Prax, 79, 1990).

Bölünmemiş parçalara ayrılmamış heparin, onun var olan pıhtılaşmayı önleyici aktivitesinden daha ötedir. Özellikle ülserli mukozanın iyileştirilmesi yardımı ile enfeksiyon giderici ve bağışıklık kazanma yeteneğin amaçlı geniş ölçüde ilaç olarak da kullanılmaktadır. Heparin , iltihaplı bağırsak rahatsızlıkları için güvenli bir tedavi seçeneği olabilir,özellikle kalınbağırsak iltihabı için şiddetli steroit direnci gösterir. (Papa A, Aliment Pharmacol Ther, 14(11) 2000).İlerleyen gelişen bir çok kozmetik üreticisi ,hayvansal ürünleri kullanıyorlar ve hatta bazıları kırışıklıkları azaltmak veya gidermek için (güneşin zararları ve cilt kanseri riski) sentetik olarak üretilmiş maddelerin yerini almıştır

.Kombucha'daki mayaların hücreleri ökaryottur. Yani sonuç olarak tüm bitki ve hayvanları, insanlar dahil olmak üzere içeren bir sınıftır. Örneğin fetustan,rahimden,göbek bağından,camsı cisimden (göz), eldesi durdurulan hyalüronik asit , yada kurbanlık hayvanlarının sinoviyal sıvısı.Kombucha'dan bunların hepsini eşsiz ve insancıl bir şekilde alabilmekteyiz.
Yeşil çay, azda olsa siyah çay ,tüm bileşenleri sağlar ve büyüme faktörleri kombucha kültürüne eklenen şeker ile sağlanır. Önemli stimülan bileşikler içerir, kafein ve teofilin, purin gruplar ise mikroorganizmalardan sağlanır , yeşil çayın kafein değeri %25 oranında fermantasyon işlemi sırasında azaltılır,hamilelikte siyah çaydan daha uygundur.Yeşil çay C vitamini de içerir, oysa siyah çay içermez. Simbiotik değişimde ,Kombucha B-spektrum vitaminlerini üretir ve ayriyeten C vitamini de üretir. (Such G, Prokai-Szabo E, Presentation Bulgar Biol Soc, 1961).Kombucha'nın oldukça yaygın ve güvenli kullanımı, bu geçtiğimiz yüzyıl boyunca çok iyi belgelenmiştir.(Kobert R, "Der Kvass, Ein unschadliches billiges Volksgetrank". Halle a.d.S.: Tausch Grosse 2 Aufl 82 S, 1913); (Valentin H, "Wesentliche Bestandteile der Gärungsprodukte in den durch Pilztätigkeit gewonnenen Hausgetränken sowie die Verbreitung der letzteren", Apoth-Ztg, 41(91 & 92), 1930); (Hesseltine C, "A Millennium of Fungi, Food and Fermentation", Mycologia 57, 1965); (Hitokoto H, et al, "Microbial flora and organic acid contents in "Tea fungus", Shokuhin Eiseigaku Zasshi [Proc Soc Food Hygiene] 19(3), 1978); (Anon, "Tea Fungus" in Handbook Of Indigenous Fermented Food, K Steinkraus (ed), Dekker, 1983); (Kozacki M, et al, J Food Hyg Soc Japan, 13, 1986); (Reiss J, Deuts Lebenmittel-Rundschau, 82(9), 1987); (Cook P, "Fermented Food as Biotechnological Resource", Food Res Internatl, 27(3), 1994).Pek çok populer kitap bu zaman diliminde yayınlanmıştır: (Fasching R, 1987); (Frank G, 1988); (Frank G, 1991); (Harnish G, 1991); (Tietze H, 1994); (Hobbs C, 1995); (Pascal A, 1995); (Bartholomew A & M, 1998).



--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cornell University ,Ithaca,NEW YORK 14853

Cornell Üniversitesinde Kombucha mantarı ile ilgili yapılan araştırmanın orjinal metnidir,

fermented tea Kombucha
C.J. Greenwalt, R.A. Ledford, and K.H. Steinkraus
Department of Food Science
CorneDetermination and characterization of the anti-microbial activity of the ll University
Ithaca, New York 14853


ABSTRACT
Early reports on Kombucha, a traditional fermented tea beverage, suggested that it has anti-microbial activity against a spectrum of organisms, and that concentrates of unfermented tea components also have anti-microbial properties. Therefore, the focus of this study was to determine and characterize KombuchaâEUR(TM)s anti-microbial activity using an absorbent disc method. Anti-microbial activity was observed in the fermented samples containing 33 g/L total acid (7 g/L acetic acid) against the tested gram positive and gram negative organisms (Agrobacterium tumefaciens, Bacillus cereus, Salmonella cholerasuis serotype typhimurium, Staphylococcus aureus, and Escherichia coli). Candida albicans was not inhibited by Kombucha. The contribution of tea itself to the anti-microbial activity of Kombucha proved to be insignificant in the tested organisms, even at the highest levels tested, 70 g/L (7%) dry tea. As a result, the anti-microbial activity of Kombucha was attributed to its acetic acid content.

INTRODUCTION
Kombucha is a traditional fermented tea that has gained popularity in the United States as it is increasingly associated with health-promoting effects. Kombucha is a slightly sweet, acidic tea beverage currently consumed worldwide, but historically in China, Russia, and Germany (1). Numerous popular media features in the United States have highlighted the beverage and its uses, including The New York Times and Miami Herald, suggesting that Kombucha consumption can reduce blood pressure, relieve arthritis, increase the immune response, and cure cancer (2,3).

Kombucha lends itself to expansive consumption as a healthful beverage since it is easily and safely produced at home (4). Production of the tea is achieved by infusing tea leaves into freshly boiled water and sweetened with about 100 g/L (10%) sucrose or honey. Once the tea has cooled to room temperature the gelatinous surface growth/mat from a previous batch is added to the sweetened tea. After about a seven to ten-day incubation at room temperature, the mat is transferred to a new fermentation and the Kombucha beverage is ready. The final product is a slightly carbonated, acidic beverage comprised of sugars, organic acids, tea components, vitamins, and minerals, resembling cider.

The Kombucha colony/mat represents a symbiotic relationship between bacteria and yeasts (5). Acetobacter xylinum has been shown to be the primary bacterium in the colony (6). Hesseltine reported the presence of Acetobacter sp. (NRRL B-2357) and two yeasts; Pichia and Zygosaccharomyces (NRRL Y-4810 and 4882) in Kombucha (7). Mayser et al. demonstrated that the yeast composition of the colony is highly variable; but that, Brettanomyces, Zygosaccharomyces and Saccharomyces occurred most frequently in the German household samples studied (6). Roussin determined that the typical North American Kombucha microorganisms were Acetobacter xylinum, Zygosaccharomyces, and Saccharomyces cerevisiae (8). In addition, Mayser et al. noted a low rate of contamination from harmful microorganisms (spoilage and pathogenic) and concluded that Kombucha can safely be prepared at home without pathogenic health risk (6). The acidity of the product, at around 33 g/L total acid, is relatively high which limits the ability of many other organisms, possible contaminants, to grow (9). However, if the fermentation is allowed to continue too long, the acidity can increase to very high levels which may pose a potential health risk if consumed. This was speculated to be the cause of one womanâEUR(TM)s death in 1995 when she died from acidosis and intestinal perforations after consuming large amounts of very acidic Kombucha (10).

Throughout the fermentation the yeasts break down sugar into glucose and fructose (8). Glucose is used by the yeasts to yield ethanol and carbon dioxide. The primary Kombucha bacterium, Acetobacter, initially oxidizes ethanol to acetaldehyde and then to acetic acid (11). The secondary biochemical activity of Acetobacter is the oxidation of glucose to gluconic acid (11). Glucose is also used by acetic acid bacteria to synthesize microbial cellulose (11). Fructose remains part of the ferment broth and is utilized by the microorganisms to a lesser degree. Acetic acid concentrations may rise to levels as high as 30 g/L (3%) if the tea is allowed to ferment for up to 30 days (12). The usual concentration of acetic acid consumed in Kombucha is 10 g/L (1%) (4). Gluconic acid is also present in substantial quantities, about 20 g/L (2%) (13).
The most recent chemical analysis to date, is the investigation conducted by Roussin and his colleagues. Roussin determined by High Performance Liquid Chromatography and Mass Spectrophotometry identification that fructose, acetic acid and gluconic acid were the primary constituents of the fermented sweetened black tea (8). These and all constituents tested were shown to vary in batches and different colonies tested (8).

Numerous studies refer to Kombucha's anti-microbial activity and suggest that it might influence the gastro-intestinal microbial flora of humans. Steinkraus et al. showed that the anti-microbial activity of Kombucha against Helicobacter pylori (primary cause of gastritis and peptic ulcer disease), Escherichia coli, Staphylococcus aureus, and Agrobacterium tumefaciens made with a low tea usage level (4.4% g/L dry w/v), was attributable to the acetic acid content (4). According to Levine and Fellers, acetic acid can inhibit and destroy microorganisms when used in sufficiently high concentrations (14). However, at as little as 1g/L (0.1%) acetic acid, pathogenic and spore forming bacteria are inhibited (15).
Steinkraus et al. stated that they could not directly compare their results to other studies on the inhibitory activity of the tea, fermented and unfermented, since they used a substantially lower level of tea (4). De Silva and Saravanapavan discussed the tea cider prepared with 10 g/L (1%) tea w/v (16). Gadd suggested preparing tea cider with 11 to 15 g/L tea w/v (17). Hesseltine investigated the anti-microbial activity of Kombucha prepared with 37 g/L (3.7%) tea w/v (7). Using this undrinkable level of tea, Hesseltine reported that Agrobacterium tumefaciens, a common plant pathogen, was inhibited in the fermented tea and neutralized samples (7). Hesseltine, did not report the effect of the unfermented substrate, therefore it is unknown if the tea components contributed to the neutralized fermentâEUR(TM)s anti-microbial activity.

Toda et al. (18,19) demonstrated that unfermented tea at high concentrations (using 20% dry tea) inhibit Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis, Salmonella typhi, Salmonella typhimurium, Salmonella enteritidis, Shigella flexneri, Shigella dysenteriae, and Vibrio spp. At concentrations of 200 g/L w/v tea, Diker et al. (20,21) showed that black and green tea extracts (50 times the usual level of tea used for consumption) had bactericidal activity against Campylobacter jejuni, Campylobacter coli, and Helicobacter pylori.

Yokihiko and Watanabe (22) found that Clostridium botulinum spores were killed when inoculated into tea drinks. This investigation demonstrated that the inhibitory effects observed could have been due to the catechin content of the tea. Later, it was determined that most of the bactericidal activity of tea itself may be attributed to the polyphenols, specifically catechins (23,24,25). The polyphenolic group that is most reactant during the enzymatic fermentation of fresh green leaves to black tea leaves are the catechins (26). Green tea has a much higher catechin content than black tea. As a result, green tea may have more anti-microbial activity than black tea (27). Kodama et al. demonstrated that crude catechins may be useful in the prevention of some bacterial plant diseases (28). The catechin fraction of black tea, at about 0.4 mg/ml, was shown to be anti-microbial against Streptococcus mutans, related to dental carries found in human teeth (25). Clearly, high levels of tea have anti-microbial effects, however it has yet to be shown if drinkable levels have similar properties.

The focus of this study was to test the anti-microbial activity of Kombucha brews made with increasing tea concentrations (black and green), thereby characterizing the contributions of unfermented tea and fermentation components. Thus, determining if pathogenic growth can be prevented by the consumption of the fermented tea, which may be important in aiding immunity and illness prevention and could lead to better overall health.

MATERIALS AND METHODS
Sample Preparation
Kombucha was prepared by adding 100 g/L (10%) weight/volume sucrose and tea leaves of desired dry weight to boiling water. Normal drinkable tea of 4.4 g/L (0.44%) weight of dry tea per volume of boiled water, and increased levels of 8.7 g/L, 17 g/L, 35 g/L, and 70 g/L were prepared in duplicate. Both black (Lovers Leap Orange Pekoe Tea, Pure Premium Ceylon Tea) and green (Japanese Sencha Tea, Pure Premium Green Tea ) tea leaves from Metropolitan Tea Company Ltd. were tested. The leaves were steeped for 30 minutes and removed. After the tea reached room temperature (about 25° C) the colony/mat was added from the previous batch. The original colony/mat was kindly provided by Professor Keith Steinkraus, Department of Food Science, Cornell University. The fermentation continued until the desired taste and acidity was reached. The fermentation was terminated at the organoleptically pleasing total acidity of about 33 g/L (3.3%). This end-point was determined previously (data not published) by analyzing the sensory attributes, pH, and acidity of a variety of Kombucha ferments. The fermentation time averaged nine days at 25

Anti-microbial Activity
When the fermented samples reached the desired end point, the anti-microbial activities were tested in duplicate with the following organisms: Staphylococcus aureus NRRL B-1317, Staphylococcus aureus NRRL B-1318, Escherichia coli serotype H10 (non-pathogenic) NRRL B-2207, Escherichia coli serotype H48 (pathogenic) NRRL B-3704, Salmonella cholerasuis serotype typhimurium NRRL B-4420, Bacillus cereus NRRL B-14720, Bacillus cereus NRRL B-14725, Candida albicans NRRL Y-12983, Agrobacterium tumefaciens. The NRRL test organisms were kindly supplied by the Northern Regional Research Laboratory of the United States Department of Agriculture-Agriculture Research Service (USDA-ARS) in Peoria, IL. Agrobacterium was kindly provided by Dr. Stephen Winans, Section of Microbiology, Cornell University. All bacterial species were cultivated on agar plates prepared with 25g/L mannitol, 15g/L Bacto agar, 5g/L Difco yeast extract, and 3 g/L Bacto peptone as recommended by the American Type Culture Collection. Candida albicans was cultivated on YM agar plates prepared with 20 g/L Bacto agar, 10 g/L glucose, 5 g/L Bacto peptone, 3 g/L malt extract, and 3 g/L Difco yeast extract as recommended by the Northern Regional Research Laboratory of the USDA-ARS. The bacterial species were chosen to represent the most common pathogenic and undesirable organisms associated with food. Agrobacterium tumefaciens is a common plant pathogen that is not associated with food but was chosen as a test organism in this investigation because it was used in previous studies. An equal amount of gram negative and gram positive organisms were tested to observe differences among the two types of prokaryotes. Candida albicans was included because of its predominance as a common human pathogen.

Sterile cotton applicator swabs were used to inoculate the surface of the agar with the test organisms rather than a constant volume of culture because the swab method yielded a uniform mat of growth more consistently. A 2.5 cm cellulosic absorbent pad (Millipore AP 1002500) was used as the anti-microbial disc to estimate the zone of inhibition (clearing). The 2.5 cm disc was saturated with Kombucha or other test solution and placed on the freshly inoculated agar with sterile forceps. All plates were incubated at 37° C for 72 hours. The anti-microbial activity of each test solution was estimated by measuring the zone of inhibition around the disc. The diameter of the disc was subtracted from the measured clear zone.

Test solutions included duplicates of unfermented controls, samples fermented to about 33 g/L (3.3%) total acidity, and fermented samples neutralized to pH 7 with 1 g/L NaOH of both black and green tea preparations at the various concentrations (4.4 g/L, 8.7 g/L, 17 g/L, 35 g/L, and 70 g/L dry tea weight per volume of boiled water). Tested control solutions included duplicates of commercial vinegar at 50 g/L (5%) acetic acid and prepared 10 g/L (1%) acetic acid samples.


Kombucha Composition
The pH and titratable acidity of each sample were checked daily to follow and characterize the fermentation progression. The pH was determined using Baxter S/P pH indicator strips or a Beckman f 10 pH Meter and the titratable acidity was determined by titrating 10 ml samples with 1 g/L NaOH using 500 m l of 10 g/L (10 g/L) phenolphthalein as the visual endpoint indicator. The total acidity was then calculated (as gluconic acid), by multiplying the volume (ml) of 1g/L NaOH needed to titrate the sample by 1.96. Gluconic acid was used as the reference acid since it was demonstrated by Roussin that gluconic is typically the primary acid component (8)

Total acidity was broken down into volatile and non-volatile acid components by boiling 10 ml samples for ten minutes to drive-off the volatiles. The boiled samples were brought back to volume and titrated with 1 g/L NaOH. The volatile acidity was calculated as the total acidity minus the non-volatile acidity.

The production of ethanol and glucose, in addition to acidity, was quantified. The Sigma 333-A alcohol test kit was used for the determination of the ethanol content. Alcohol dehydrogenase catalyzed the conversion of ethanol and the absorbance at 340 nm was recorded and used to calculate ethanol concentrations. Glucose was estimated with StanbioâEUR(TM)s Glucose LiquiColor 1070 enzymatic test kit from Sigma. Glucose oxidase and peroxidase developed a colored product from glucose. The absorbance of the colored product at 500 nm was used to calculate the amount of glucose present in the sample.

RESULTS AND DISCUSSION
The Kombucha colonies used in this investigation had a tendency to produce about 3.3% total acid, 0.7% acetic acid, 4.8% glucose, and 0.6% ethanol after a nine-day fermentation. There was no lactic acid produced by these colonies (verified with HPLC; 9). The average pH of the fermented samples tested was 2.5. The pH of the neutralized samples was 7.0. When the fermentation was allowed to continue beyond the desired endpoint, the acidity reached levels as high as 24 g/L (2.4%) acetic acid, with 14 g/L (1.4%) ethanol.

Tables 1 and 2 show the anti-microbial activities of the tested solutions in black and green tea preparations, respectively. The unfermented tea samples showed no anti-microbial properties against most of the test organisms even at 70 g/L dry tea, but Staphylococcus aureus was minimally inhibited when the dry weight of tea reached 35 g/L (w/v) and higher. Levels of tea above 4.4 g/L had an offensive bitter taste and were undrinkable. Therefore, drinkable levels of tea (4.4 g/L) possess no observable anti-microbial effects. In addition, the contribution of tea itself to the anti-microbial activity of Kombucha proved to be insignificant, despite the anti-microbial activity found in extracts and concentrates by researchers such as Toda et al., Ahn et al., and Kawamura and Takeo (18,22,24).
Fermented Kombucha, at about 7 g/L acetic acid (33 g/L total acid), had anti-microbial activity against all test organisms in all green and black tea preparations, except Candida albicans. Candida albicans was not inhibited by any test solutions except tested commercial vinegar (50 g/L acetic acid). The anti-microbial activity observed was due to the organic acids, primarily acetic acid, and was eliminated when samples were neutralized.
The test organisms reacted similarly in all black and green tea Kombucha preparations, even in the highest level of tea used (70 g/L). There appeared to be a proportional similarity between the 10 g/L acetic acid control and the fermented samples which contained about 7 g/L acetic acid. Therefore, the anti-microbial activity was primarily a result of the acetic acid components of the ferment, as Steinkraus et al. found in their Kombucha prepared with 4.4 g/L dry tea (4)

Hesseltine reported the inhibition of Agrobacterium tumefaciens in neutralized Kombucha at about 40 g/L dry weight/volume tea (7). However, in this investigation, Agrobacterium tumefaciens had no vulnerability to the unfermented tea components, even at 70 g/L dry tea, but it was inhibited in all the fermented samples.

CONCLUSIONS
The anti-microbial activity observed in the fermented samples containing 33 g/L total acid (7 g/L acetic acid) was significant against the tested gram positive and gram negative pathogenic organisms. Candida albicans was not inhibited by Kombucha. Tea, at drinkable levels, demonstrated no anti-microbial properties. The contribution of tea itself to the anti-microbial activity of Kombucha proved to be insignificant in the tested organisms, even at the highest levels tested. As a result, the anti-microbial activity of Kombucha was from the acetic acid composition.

Kombucha may be a healthful beverage in view of its anti-microbial activity against a range of pathogenic bacteria. This may promote immunity and general well being. It is recommended that Kombucha be consumed at 33 g/L total acid, 7 g/L acetic acid, to obtain these beneficial attributes.

REFERENCES
1 -Steinkraus, K.H. (Ed). Tea fungus/Kombucha. Handbook of Indigenous Fermented Food. Second Edition. New York, NY: Marcel Dekker Inc., pp. 493-496 (1996).
2- OâEUR(TM)Neill, M. A magic mushroom or a toxin fad? New York Times. 28 Dec: C-1, C-4, C-6, C-8 (1994).
3- Jacobs, S. Kombucha use as miracle cure spreading like mushrooms. The Miami Herald. 2 January: 1F-3F (1995).
4 -Steinkraus, K.H., K.B. Shapiro, J.H. Hotchkiss, R.P. Mortlock. Examinations on Antibiotic Activity of Tea Fungus/Kombucha Beverage. Acta Biotechnologica, 16 (2-3), 199-205 (1996).
5- Reiss, J. Influence of different sugars on the metabolism of the tea fungus. Zeitschrift fuer Lebensmittel-Untersuchung und Forschung, 198, 128-261 (1994).
6- Mayser, P., Fromme, S., Leitzmann, C., and K. Gruender. The yeast apectrum of the âEUR~tea fungus Kombucha.âEUR(TM)Â Mycoses, 38 (7-8), 289-295 (1995).
7- Hesseltine, C.W. A millennium of fungi, food and fermentation. Mycologia, 57, 149-197 (1965).
8- Roussin, M.R. Analysies of Kombucha Ferments: Report on Growers. Salt Lake City, UT: Information Resources, LC (1996).
9- Greenwalt, C.J. Antibiotic activity of the fermented tea Kombucha. M.S. Thesis. Ithaca, NY: Cornell University (1997).
10- Centers For Disease Control (CDC; USA). Unexplained severe illness possibly associated with consumption of Kombucha tea - Iowa, 1995. Morbidity and Mortality Weekly Report, 44, 48, 892-900 (1995).
11 -Asai, T. Acetic Acid Bacteria: Classification and Biochemical Activities. Tokyo: University of Tokyo Press (1968).
12- Valentin, H. Primary active components of fermentation products from mushroom-extracted home drinks, as well as its spread. Apothoker- Zeitung, 45, 91, 1464-1465; 92, 1477-1478 (1928).
13- Petro, B.A. The Book of Kombucha. Berkeley, CA: Ulysses Press (1996).
14- Levine, A.S. and C.R. Fellers. Action of acetic acid on food spoilage microorganisms. Journal of Bacteriology, 39, 499-515 (1940).
15 -Adams, M.R. Microbiology of Fermented Foods, Vol. 1. B. J. B. Wood (Ed.). New York, NY: Elsevier (1985).
16 -DeSilva, R.L. and T.V. Saravanapavan. Tea cider potential winner. Tea Quarterly, 39 37-41 (1966).
17- Gadd, C.H. Tea cider. Tea Quarterly, 39 48-52 (1966).
18 -Toda, M., S. Okubo, R. Hiyoshi, and T. Shimamura. The bactericidal activity of tea and coffee. Letters in Applied Microbiology, 8, 123-125 (1989).
19- Toda, M., S. Okubo, H. Ikigai, T. Suzuki, Y. Suzuki, and T. Shimamura. The protective activity of tea against infections by Vibrio cholerae 01. Journal of
Applied Bacteriology, 70 109-112 (1991).
20- Diker, K.S., M. Akan, G. Hascelik, and M. Yurdakok. The bactericidal activity of tea against Campylobacter jejuni and Campylobacter coli. Letters in Applied Microbiology, 12, 34-35 (1991).
21--Diker, K.S. and G. Hascelik. The bactericidal activity of tea against Helicobacter pylori. Letters in Applied Microbiology, 19 299-300 (1994).
22- Yokihiko, H. and M. Watanabe. Antibacterial activity of tea polyphenols against Clostridium botulinum. Journal Japanese Society of Food Science and Technology, 36 (12), 951-955 (1989).
23- Ahn, Y.J., T. Kawamura, M. Kim, T. Yamamoto, and T. Mitsuoka. Tea polyphenols: selective growth inhibitors of Clostridium sp. Agricultural and Biological Chemistry, 55, 1425-1426 (1991).
24- Das, D.N. Studies on the antibiotic activity of tea. Journal Indian Chemical Society,39, 849-854 (1962).
25- Kawanamura, J. and T. Takeo. Antibacterial activity of tea catechin to Streptococcus mutans. Journal Japanese Society of Food Science and Technology, 36, 463-467 (1989).
26- Balentine, D.A. Manufacturing and chemistry of tea in Phenolic Compounds in Food and Their Effects on Health I. C. Ho, C.Y. Lee and M. Huang (Ed). Washington D.C.: ACS, pp. 102-117. (1992).
27 -Stagg, G.V. and D.J. Millin. The nutritional and therapeutic value of tea - a review. Journal of the Science of Food and Agriculture, 26, 1439-1459 (1975). Â
28- Kodama, K., Y. Sagesaka, and M. Goto. Anti-microbial activity of catechins against plant pathogenic bacteria and fungi. Annals of the Phytopathological Society of Japan, 57 (3), 306-311 (1991)






Ülkemizde Üniversitelerin sınırlı imkanları nedeniyle,az sayıda yapılan bilimsel çalışma olmasına karşılık,yurt dışındaki dünyaca tanınmış üniversitelerin Kombuçay'a merakı ve ilgisi çok daha fazla. Kombuçay ile ilgili yapılmış olan pek çok bilimsel araştırma,yayınlanmış akademik makaleler bulunmaktadır.Farklı üniversitelerde farklı bilim insanları tarafından yapılan bu araştırmalar pek çok bilimsel akademik dergide,gıda ve tarım dergilerinde yayınlanmıştır.Sağlıkla ilgili köşe yazıları,bloklar,sağlık sayfalarında da bu araştırma sonuçlarına yer verilmiştir.Tamamını buradan tek tek paylaşma şansımız yok ama bu yayınlardan bazılarının liklerini aşağıda merak edenler için yayınlıyoruz.Tüm dünya genelinde tanınan, mucizevi etkileri ve faydaları kabul gören bu doğal mucizevi çayı daha iyi tanımanızı isteriz.

http://www.gidadernegi.org/TR/Genel/dg.ashx?DIL=1&BELGEANAH=1983&DOSYAISIM=703280114.pdf

http://www.gaiaresearch.co.za/kombuchaglucuronicacid.html

http://kaleuniversity.org/54660-probiotic-parade-peaceful-power/

http://espace.library.uq.edu.au/view/UQ:158635

http://www.uaf.edu/chc/natural-health/

http://cas.appstate.edu

http://nu.spoonuniversity.com/food-thought/crazy-for-kombucha/

https://www.cncahealth.com/explore/learn/nutrition-food/functional-drinks-exposed-which-are-best-for-your-health#.UwkMlmJ_ueQ

http://www.dissertationtopic.net/doc/1415823

http://www.jaduniv.edu.in/view_department.php?deptid=78

http://link.springer.com/article/10.1186%2F1746-1596-8-120

http://www.bastyr.edu/news/general-news/2013/10/probiotics-may-protect-against-drug-resistant-superbug-study-finds

http://www.eaturveggies.com/blog/healthy-living/kombucha-controversy/

http://www.sciencebasedmedicine.org/kombucha-a-symbiotic-mix-of-yeast-bacteria-and-the-naturalistic-fallacy/

http://www.now-university.com/Library/NaturalFoods/BasicNutrition/076340.htm

http://www.altmd.com/Articles/Kombucha--Encyclopedia-of-Alternative-Medicine

http://www.medpagetoday.com/Blogs/CelebrityDiagnosis/21366

http://www.bibliotecapleyades.net/ciencia/ciencia_industryhealthiermedica193.htm

http://espace.library.uq.edu.au/view/UQ:158635

http://www.examiner.com/article/make-your-own-1000-year-old-health-drink

http://www.resoundinghealth.com/casebook/show/1950

http://drleonardcoldwell.com/2012/10/03/kombucha-health-benefits/

http://www.linkedin.com/in/lawtonii

http://voices.yahoo.com/doctors-analysis-kombucha-tea-health-benefits-1656609.html

http://europepmc.org/abstract/MED/24290641/reload=0;jsessionid=fORLRkNffRo5uBRT0Gtf.8

http://www.biomedcentral.com/1472-6882/12/63

http://www.omicsonline.org/ArchiveJMBT/2009/December/03/JMBT1.72.php

http://swansonhealthcenter.com/topics/environmental-radiation/

http://www.realfooduniversity.com/

http://archive.bio.ed.ac.uk/jdeacon/microbes/biofilm.htm

http://teahealthstudies.org/2013/08/

http://www.thefreelibrary.com/Ancient+brew%3A+bubbles+into+the+West%3A+Kombucha+tea,+a+tisane+that+is...-a0175180512

https://www.wvwc.edu/academics/dept/biology/JSHS/wv-jshs-2010-11-finalists.pdf

http://ijsb.sgmjournals.org/content/56/8/1899.full

http://www.uaf.edu/chc/natural-health/

http://www.foodrepublic.com/2012/04/11/8-things-you-didnt-know-about-kombucha

http://www.warriorsforhealth.com/ervaringen-kombucha.html

http://www.ingentaconnect.com/content/iafp/jfp/2000/00000063/00000007/art00025?crawler=true

http://www.b-u.ac.in/faculty/microbial/swaminathan.html

http://www.kombuchaamerica.com/kombucha-testimonials.htm

http://www.everydayhwconference.com/supporters/

http://happyherbalist.com/analysis_of_kt_cornell.htm

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1567-1364.2001.tb00024.x/full

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-SSPJ200312003.htm

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1567-1364.2001.tb00024.x/full

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/jsfa.3422/abstract?deniedAccessCustomisedMessage=&userIsAuthenticated=false

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-SPKX200404010.htm

http://link.springer.com/article/10.1007/s10068-010-0119-6

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-SPKX200412011.htm

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-CYKK200906006.htm

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-SPKX200911058.htm

http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-BJNY201109072.htm

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0308814607012940

http://agris.fao.org/agris-search/search.do?recordID=SD2005000054

http://newroots.drizzlehosting.com/kombucha.html

http://www.cleancuisineandmore.com/kombucha/

http://probiotics.org/amazing-facts/

http://foodsummit.stanford.edu/AfternoonPanelists.html


KOMBUÇAY İLE İLGİLİ YAZILMIŞ KİTAPLAR
Tibet'in Gençlik Pınarı, Peter Kalder, 1994, Dharma Yayınları,İstanbul Hawley'in Kısaltılmış Kimyasal Sözcüğü, 11. baskı, N. Irving Say veJ. Lewis, St. , 1987. Kombucha-Uzak Doğudan Doğal Şifa ve Sağlıklı İçecek, Guber Frsnk, İngilizceye çeviren Ms. AltheaTynsdale, Büyük Britanya, 1991,
Wilhelm Ennsthaler, Steyr. Funk ve Wagnalls Standard Ansiklodepik Sözlük, 1971, Funk & Wangalls Publishing Co. Çay Mantarı Kombucha-Doğal İlaç ve Kanser ile Diğer Hastalıklara Etki Vakaları, Rosina Fasching, 1985, Wilhelm Ennsthaler, Steyr. Moshby'nin Tıbbi Sözlüğü, 4. baskı Arztliche Asit Kanser Hastalarına Umut Veriyor! Mantar Çayı ve Terapötik Özellikleri, F. Barbancth 1954, Rusya. Sağlık İçin Arayış Kronik Hastalıkları Önleyen Doğal Fermantasyonla Hazırlanmış İçecek(örnek baskı), Tom Valentine. Tea Quarterly-Hayat Kurtaran Çay Sirkesi, D. Mulder (Sh. 48-53) Çay Sirkesi Potansiyel Şampiyon, (Sh. 37-40) Çay Sirkesi-Java'daki Yeni İçecek, (Sh. 126-127) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme